Koşabildiğin kadar hızlı koş. Ama şunu bil ki asla hızın yetmeyecek. Yine de bir umut...
Contact Me
|
May 23, 2005
Efendim bilindiği üzere ben bu hafta sonu Ottomans'in antrenmanına dahil olma şerefine nail oldum (amma çok olmak fiili kullandım lan). Mert Abi (Abi diyeceğim valla olmuyor öbür türlü, olduramıyorum) 3 ay sonra federasyon kurulacağını ve Rugby'nin gerçek anlamda profesyonel bir şekilde Türkiye'de oynanacağını söyledi. İstanbul Ottomans gencecik, yüreği rugby aşkıyla yanıp tutuşan, Türk insanları arıyor. Olur da derseniz "Efendim biz zaten liseden rugby'ciyiz, kralız, yaparız" benimle irtibat kurun. Fakat sonradan yan çizmek olmasın adam gibi gelebilecek olanlar heves etsin mümkünse.
Şimdi anlatalım antrenmanı;
Hocam bambaşkaymış yahu. Yani belki de az kişi oynadığımız için oldu ama öyle pek yorucu veya zorlayıcı bir şey değil. En azından Üsküdar Anadolu ekolünden yetişen ve sahanın her yerinde, tüm maç boyunca güreşmek zorunda kalan arkadaşların zorlanacağını sanmıyorum. E kondüsyon gerekli tabi, fakat o da zamanla olur bu iş yürek işidir bunu da en iyi Atalay örneğinden anlıyoruz zaten. Bu arada bir daha ki maça Mert Ataray'ı çağırarak adam gibi bir iki şey öğrenme ihtimaliniz var. Efendim loopmuş, ayak vuruşuymuş, hücuma kalkmakmış, savunma hattı oluşturmakmış... Hatta ve hatta seneye federasyon kurulunca Mert Abi'nin çalıştırıcılığında Mangudai'ı kurumsallaştırabiliriz. Bunlar olmayacak işler değil, sadece istek gerekiyor. Hadi lan oradan diyenler için "İki Kalas Bir Heves" örneğini verir ortamdan uzaklaşırken küçüklerimin boynundan, büyüklerimin al yanaklarından emer iz bırakırım...
Posted at 04:11 pm by nomadsdiary
Apr 25, 2005
Ottomans ve Kartal Burak Bora Maçı
Çok uzun süredir yazmıyormuşuz buraya. Lise'yle ilgili bir nostalji yaşamak için girmesem Tag Board'da yazılanları görmeyecektim. En son yazıyı yazdığımda lisede saç uzatmaya ve alternatif hatun götürmeye çalışan bir yandan da öss'ye çalışan bir adam olduğumu fark edip duygulandım bu arada. Zaman geçiyor işte, those were the days...
Neyse efendim gelelim esas meseleye; Sağolsun Ottomanlar bizi ciddiye almışlar, ilgilenmişler biz de ziyadesiyle memnun olduk. Şahsım adına ben rugby'i profesyonel olarak oynamayı çok isterim, ve benim gibi düşünen arkadaşlar da var. Diyeceğim odur ki bizim takımla Ottomans bir buluşma ayarlasak ve bu konuyu ciddi düşünen arkadaşlarla beraber bir aksiyona girlebilir mi, bizden adam olur mu tarzı sorulara cevap arasak ne de güzel olur, çok da güzel olur, pek de güzel olur.
Bu arada Ü.A.L. camiasına duyrulur, bu ayın 29'unda -ki sanırım cuma veya cumartesi oluyor- Kartal Burak Bora'yla bir maçımız var. Kuvvetle muhtemel oynayacak kadroyu yazıyorum;
Üsküdar Anadolu: Batuhan, Atalay, Doruk, Kubilay, Emre Albayrak, Hakan
Kartal Burak Bora: Baran, Serdar, İlker, Enis, Eren, Gökay
Noyan Bey ve Yelta Bey ÖSS öncesi bir sakatlığa sebebiyet verilmesin diye, Ömer Bey ise hatırlayamadığım bir sebepten dolayı oynamayacaklarını bildirdiler. Ü.A.L. kadrosuna 2002 mezunu Buğra eklenecekti sanırım emin değilim, Kartal kadrosundan da bir kişiyi unuttum, özürlerimi iletiyorum.
Bu arada Burak Bora'da oynayacak olan Eren isimli kişi çok uzak akrabam olup, 2.05 boyunda ve pek de genişçe bir kişidir. Gökay arkadaşımızın lakabı balrog'dur ve normalde çok şeker bir insan olmasına rağmen sinirlendiği zaman son derece korkutucu olabildiğini belirtmeliyim. İlker insan değildir, zeki, çevik ve ahlaklı üzerine de güçlüdür. Enis Bey'i tanımadım ama onun da son derece korkutucu olduğunu söylediler. Baran ve Serdar kişileri ise hafif piyadedirler pek sorun çıkaracaklarını sanmıyorum.
Bizim takımı da bilen biliyor :)
Posted at 02:27 am by nomadsdiary
Feb 18, 2004
Bugünkü maçlarda bir artımız ve bir de ekiğimiz vardı. Artı olarak yeni oyuncumuz Refiik geldi, eksimiz ise malesef Emre oldu. Emre, Yelta'nın dediğine göre, sırtının ağrıdığını söyleyerek oyuna iştirak etmedi, bizi üzdü. Takımlar şöyleydi; Yelta-Refik-Atalay Noyan-Ömer-Batu
İlk maçı 10-5 acaip bi farkla Yelta'lar kazandı. Noyanların takımı genel olarak bir çöküş içindeydi. İkinci ve resmi olmayan maç ise yine Yeltaların takımının 5-4 galibiyetiyle sonuçlandı. Batuhan, artık gusül abdet almanın vaktinin geldiğini öğrendi. Oyuncu değerlendirmeleri:
Yelta: Son hücumu çok iyi organize etti. Oyunu pek göz doldurmadı ama Refik ve Ata gibi iki süratli oyuncunun taktiklerini başarıyla uygulamasında yardımcı oldu. Yine de defansta etkisiz kaldı epey. Harbiden son hücumları çok güzeldi. Ama şu da bir gerçektir ki moralsiz Noyan ve güçsüz Ömer'i geçmekte yakaladığı başarıyı Batu'ya karşı sağlayamadı. Yalansa yalan de.
Refik: İyiydi iyi. Bu adam da güçlüymüş. Yalnız oyun bittikten sonra göğüs kafesiyle ilgili sorunlar yaşamış sanırım. Bi de Batu tarafından servis kulübesine doğru sıkıştırılınca iki kolu da harap oldu. Bayaa skorer bi isimdi yalnız Allah'ı var. Hırslı oynadı kazanmalarında pay sahibi oldu.
Atalay: Ben bu adama söyleyecek laf bulamıyorum. Güçsüz fakat çok iyi defans yaptı. Ofansif yönü zaten bayağı iyidi. Bi dahaki sefere benim takımda olsa epey eğleniriz gibime geliyor. Ve açıkçası son hücumda kazanmak için Batu'ya ölümcül bir şekilde koşması da çok cesurcaydı. Helal olsun.
Noyan: Çok moralsizdi bugün AOBP'nin düşük çıkması nedeniyle. Pek koşmasa da yine kafasını kullandı. Ama defansta istenen başarıyı sağlayamadı. "Neler oluyor sana" dedirtti.
Ömer: Kendi tarzında oynadı gene. Defansı çok etkisizdi. Kimseye değmeden koşarsa iyi fakkat yakalandığı anda bitiyor. Daha güzel paslar alabilse daha faydalı olurdu. Oyunun sonlarında parmağından sakatlandı yerini Kerem'e bıraktı.
Kerem: Tahmin edemeyeceğim kadar iyiydi. Bravo dedim şahsına. Akıllıydı kolay kolay yıkılmadı da. Yine de defansı etkisiz kaldı bazen. Ama bazen.
Batu: Ya ben artık buraya yazmaktan bıktım. Yalnız dört maçtır adamdan top alamadılar. Ancak hava atışı kullanmak zorunda kalındı. Refik'i sıkıştırdı bi kere, kollarını deforme etti. Ama Refik'te bana mısın demedi valla. Yerlerde süründü pek çok kereler. Ama rakibi yara yara gidip attığı goller de vardı. Bi de yüreğinde bir yarası vardı ama ah ah neyse... Pencerenin perdesiiiniii, aaaç baanaaa göster yüüüzüünüüü.. Böhüeheehe.
Posted at 07:22 pm by nomadsdiary
Bugünkü maç harbi güseldi. Bir tarafta: Emre, Atalay, Yelta ; diğer yanda: Batu, Noyan, Ömer. Maç iki ayrı sahada oynandı. Yan bahçe Ali Hoca'nın işgali altına girdii için maçın yarısından çoğu spor salonunun önünde ki karlı zeminde geçti. Topla oyundan çok serbest güreş yapıldı. Maç 7-5 Emre'lerin takımının üstünlüğüyle bitti. Şimdi oyuncuların değerlendirilişi:
Emre: Oyunuyla, "Bu zamana kadar nerdeydi olm bu herif" dedirtti. Batu'nun darbeleriyle savrulan Ata ve nefes nefese kalan Yelta oyundan düştüğü vakit kahramanca çarpıştı. Bi de manyak pas organizasyonları vardı. Zekiydi, çevikti, ahlağı konusunda yorum yapma imkanı bulamadım pek. Sık sık yerlerde tepişmek zorunda kaldı. Tekrar maçlara katılmasını beklioruz.
Atalay: Hızıyla ve oyun zekasıyla göz doldurdu. Batu'yu cinlendirdi. Eşşoğlu eşşek her yerde koştu. Bayaa golü vardı. Fakat Batu'nun şiddetinden o da nasibini aldı. Bi kere parmağı ezildi. Bi kere testisleri avuçlandı. Bi kere de Emre-Batu mücadelesine müdahale ederken Batu kaburgalarını ezdi çocukcağızın. Genelde bayaa iyi maç çıkardı ama.
Yelta: Karşısına çıkanı iplemeden ezdi geçti. Ama çabuk yoruldu. Bi de bir çok kereler topu öldürdü. Yani oyun kilitlendi. Karambollerde Noyan'ın ve Batu'nun üzerine atladı. Topu çalmaya çalıştı. Ata ve Emre'yle uyum içindeydi ve kazanmalarında bayağı rolü vardı.
Noyan: Dudağı patladı. Akıllı bir oyun çıkardı fakat bazı noktalarda güçsüz kaldı. Yine de rakiple uğraşmaktan vazgeçmedi. İyi yerlere kaçtı fakat Emre'nin çevikliği karşısında pek şansı olmadı. Yine de Yelta'yı bir çok kez geçtiğine şahit olundu. Pasları, topun ve zeminin kayganlığından olacak pek yerini bulamadı. Ama "iyisin, iyi" dedirtti gene de.
Ömer: Panik olmadığı zamanlarda gayet iyiydi. Fakat çok kez güçsüz kaldı. Güçsüzlüğünü çevikliğiyle yok etmeye çalışırken karşısına hep Emre çıktı. Yine de golleri güzeldi. Çelimsiz gözüken vücudundan beklenmeyen bir oyunu vardı gene. Yalnız defansta çok zayıftı.
Batuhan: Oyun bittiğinde forması, kan, ter ve çamur içindeydi. Formasının üzerinde altı ayrı dna örneği vardı. Pek çok kez düştüğü buz bazen bileklerini kesti. Genel oyun stratejisi , "Ata'yı uçur, Yelta'yı devir ve koş" olmasına rağmen, Emre'yle karşılaşması bu stratejiyi kullanmasını biraz engelledi. Yine de bazı bazı ezerekten golleri vardı. Oyunun genelinde kar ve buzun üzerinde Emre ve Ata'yla boğuşuyordu. Ama yine de beyin yoksunu bir canlı olarak o kadar da faydalı olamadı.
Posted at 07:05 pm by nomadsdiary
Feb 16, 2004
Heyoley heyoley sayın seyirciler...
Artık ÜAL Rugby takımının da bir rugby topu var. Batuhan Yıldız çorapla oynama zahmetinden kurtulmuştur. Top 15 milyona Noyan Ayturan tarafından alınmıştır ve kendisi sonsuz saygımızın ve sevgimizin sahibi olmuştur. Sağol var ol kanka yücesin. All hail to the Noyan!!!
Lan olm bana bakın. Artık herkes formayla gelsin. Ben babamın fanilalarından birini çaldım. üzerini asetat kalemiyle fln dizayn ettim. Artık 57 numaralı formamla geliorum (57 Sinop plaka numarasıdır. Kamyon musun lan sen plakayla çıkıosun demeyin, üzersiniz. Sonra maçta kamyon çarpmışa dönersiniz, vicdan azabı çektirirsiniz.)
Posted at 12:44 am by nomadsdiary
Feb 12, 2004
 11 Şubat 2004. ÜAL bahçesi... İki güçlü rugby takımı. Bir tarafta Noyan, Yelta, Atalay ve Hakan. Diğer yanda Batuhan, Ömer, Gürsoy. Maçın ortalarında Gürsoy testislerinin patladığını bahane edip maçtan ayrılmış ve Hakan diğer takıma geçmek ssuretiyle eşitlik sağlanmıştır. fakat ilk yarı boyunca dörde üç oynayan Batuhan-Ömer-Gürsoy(sonradan Hakan) aradaki farkı kapatmalarına rağmen. Mükemmel bir hücum organizasyonuna yenik düşmüşlerdir ve maç 10-9 bitmiştir. Top olarak Batuhan'ın ayakkabısı kullanılmıştır. Batuhan'ın çorapları heba olmuştur. Zaiyatlarımız -------------- Atalay= Ömer'in kulağına dirsek atması sonucu yarım daire kanalları zedelenmiş ve bir dakika kadar dengesini toparlayamamıştır. Bir kaç kez daha Batuhan tarafından ezilme tehlikesi atlatmıştır. Noyan= Bol bol darbeye maruz kalsa da akıllıca oyunuyla ciddi bir hasar görmemiştir. Hakan= Ömer tarafından şiddetli bir şekilde itilmiş ve oyun alanının dışına uçmuştur. Ayrıca Batuhan hayvanı çocuğun kazağını parçalamıştır. Ayı noolucak? Ömer= Bacak kasları ciddi zedelenmiştir. Zayıf vücudundan beklenmeyecek kadar iyi bir oyun çıkarmıştır. Gürsoy= Taşakları patlamıştır. Yelta= Batuhan Ayı'sı, dudağını patlatmış, sonra da "öpiim de geçsin" dierek kendisiyle french kiss yapmaya kalkışsa da yeltanın tekmeleri tarafından durdurulmuştur. İntikamını son hücumda Batu'yu yere sererek almıştır. Batu= Yelta'nın üzerine binmesi nedeniyle bel ağrıları çekmektedir. çorapları parçalanmıştır. ama kendisi bir hayvandır ve bunlar ona koymaz tabii..
Posted at 01:00 am by nomadsdiary
|
|
|